Üyelerimiz:
![]() | 365 Kayıtlı |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 1 Bu hafta |
![]() | 3 Bu ay |
![]() | En son: recaidoğru |
Şiir
Anket
Yarınki Hava
Müzik
Üye Girişleri:
![]() |
turhan sir (Turhan sir) (2010-07-27 12:48:16) |
![]() |
ömer faruk (ömer faruk) (2010-07-18 19:31:48) |
![]() |
recaidoğru (recai) (2010-07-13 12:00:03) |
![]() |
mkaradag (Mahmut Karadağ) (2010-07-12 17:39:49) |
![]() |
özekin (bahtiyar) (2010-07-10 21:53:25) |
Kimler Sitede:
Şuanda 37 misafir bağlı|
Anasayfa
Ziyaretçi Defteri Ziyaretçi DefteriMesaj Defterine Yazın
S.İLHAN AKÇINAR
23 Haziran 2010 12:42 |
Rumelihisarına gönül vermiş,suyunu içmiş,havasını ciğerlerine çekmiş,uğruna kavgalar etmiş ve burada sevgiyle yaşamış veya yaşayan tüm köyümüzün insanlarına MERHABA..... Yorucu fakat güzel günler yaşadık son haftalarda.Pilav günleri,Sarıyer Lisesi ile başlayan şair Nigarla devam eden vede BKÇL.ile neticelenen güzel beraberliklerin tadını tüm dost ve arkadaşlarla yaşadık.Arkadan Rumelihisarına yakışan bir festival yaşandı.3 sivil toplum örgütünün katılımı ile gerçekleşen bu festival ile yaza son nokta kondu.Artık insanlar imkanları çerçevesinde tatillere başladı.Güzel şeyler bunlar,bunları anlatmak ve yaşamak dimi.Ama güzel olmayan şeylerde var,keyfini kaçıran,olaylardan soğutan.Bunlardan birini üzülerek,kınıyarak ve tepki göstererek anlatmak istiyorum.Pazartesi akşamı hava kararmadan önceydi.Mahalleler arası yemek sonrası yürüyüş yaptık.Yürüyüşün son noktası meydan mahallesinin sonundaki kalenin dibiydi.Seneler var hiç uğramadım çocukluğumun geçtiği bu bölgeye.Gittiğime bin pişman oldum,gördüğüm manzara ile.Bölge pislikten geçilmediği gibi tarihin en önemli yapısı olan kale duvar ve demir kapısı gençliğin acımasız duyguları ile boyanmış ve karalanmıştı.Telafisi mümkün olmayan bu karalamayı görünce kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım.Nefret ve acıyla.Kim yapar bunları bilmiyorum ama,insan olamaz diyorum bu kişiler için.Ayrıldığımda vücudumdaki ve ruhumdaki yorgunluğu anlatmam mümkün değil.Arkadaşlarımdan Turhan Sir ile paylaştım,fotoğraflar çektiğm bu manzarayı.Dernek olarak müraacatların olduğunu biliyorum.Fakat bu olayın ertelenme gibi bir lüksü yok.Sahip çıkalım lütfen dostlar.2010 KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL.Kültürümüzü tarihimizi koruyalım.Sevgiyle kalın,sağlıkla yaşayın.....
Ali Üstün
22 Haziran 2010 12:32 | Rumelihisarı
Bir yorgun Rumelihisar'lının gecikmiş özlem ve yad burukluğu ................................ Soğuktu ,iki göz odayı ısıtmak kolaydı ama gece sobanın yanmadığı odadaki o yatak var ya.Mutluluk ısıtır derler yuvayı da siz kulak asmayın.Yatağa girdiğinizde sanki Kırklar Dağı'ndaki diş kıran kaynağından bir ğüğüm su getirip dökmüşsünüz buz gibi.Yatağa girince çekeceksiniz başınıza o evin tüm gelirinden değerli yün yorganı.Isınana dek hiç kıpırdamak yok.Yoksa çuvaldız gibi batar oyana,buyana.Uyku deliksiz oldu mu sabah kaldırır o güzel annem ekmekleri kızartmış sobanın üstünde,hafiftende yanık yanık kokar evin içi.Şöyle birde tereyağını sürdünüzmü,sıcacıkta çay.Kimi öpsem ki zevkle,neşeyle der insan. -Hadi bugün izinliyim dedi babam. -Gel balığa inelim ne rast gelirse artık. Tüm parke taşlara basmak istedim,deniz kıyısına inene kadar.Hiçbirinin hatırı kalmasın istiyordum.Güzel annem gülegüle deyip öpmüştü gözlerimden.Mutluluğun sesi değil ha,kendi yüreğimdeydi. -Günaydın Kemal Amca.Balık tutacağız babamla. -Oooo aferim koçum.Cemil bak bol istavrit var şu benim kepçeyi alın öyle olta filan açmaya gerek yok. Korkuyla şöyle ayaklarım kenarda ,gövdem geride ,elim babamın güçveren avcunda hafifçe geriden baktım suya.Deniz Boğaz'ın kuru fasülyesi istavrit kaynıyordu.Babam kepçeyi suya dikine yerleştirdi.Banada yerden aldığı taşlardan bir ,iki tane verdi. -Sende benim attığım yere at dedi.Taşları balıkları korkutup kepçeye doğru hücum edecek şekilde salladık denize. Kepçe balık dolmuştu.Babam hemen koşup kepçenin tüm ağ torbasını dolduran istavritleri sudan çıkardı.Kepçeyi teşekkürle balıkçı Kemal Amca'ya verdik.Tenekeyi doldurup bir çırpıda yokuşu çıkıverdik babamla.Sanki Kurtuluş ordusu gibi giriyordum mahalleye kasım ,kasım.Kapıya toplanan kediciklerin tümüne birer ,ikişer salladım balıklardan. Ama çok balık vardı ,çok.Birer tabak doldurup tüm konu,komşuyada götürdük.Tüm mahalle hem balık hemde huzur kokuyordu benim için.Ve babam o benim güzel babam ancak o gün ki kadar birde öldükten sonraki günlerde gözümden buruk yaşları döktürdü bana.Sevgisini ve yerini bu denli ,öldükten sonra hissedebilmiştim ancak.Bu güne dek koydu ha koydu yokluğu ,anısı içime.Ben meğer ne çok severmişim babamı ,ne çok... Ali Üstün Ağzına sağlık,yaşlanıyorsun gibi bir his var içimde ))) ![]()
ayhan salman
12 Mayıs 2010 11:04 | İstanbul
Sitenizdeki Rumelihisarı Müzesi ziyaret saatleri ile bilgilerin; "Çarşamba hariç hergün 09.00-16.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir" şeklinde değiştirilmesinin daha doğru olacağı hususunu arz ederim. Ayhan SALMAN T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı-Hisarlar Müzesi Müdürü Rumelihisarı koruma & güzelleştirme derneği olarak müdürümüzün ilgi ve alakasına teşekkür ederiz.
sait vedat uçuk
12 Şubat 2010 22:11 | rumelihisarı'ndan
1950'li yıllarda bu derneğin bir süre sekreterlik görevini yapmıştım.o yıllar cemiyet idi. ben de henüz 18 yaşında bir yatılı okul lise öğrencisi idim.Oduncubaşı Yalısı'nın zemin katında kiracıydık.Oturdüğümüz zemin katın altındaki tek odalık yeri dernek bürosu yaptılar.Yalı komşumuz "Kemal Sir Bey" de dernek başkanımız olarak seçildi.derneğimizin kasasında ancak birkaç kutu yağlıboya alabilecek kadar paramız vardı.yaz tatilinde sahildeki eski bankları "süt mavisi" renge boyadığımı ve bir ara "Abdülhak şinasi HİSARLI Bey" in derneğimizi ziyaret ettiğini hatırlıyorum.son derece saygı uyandıran, kişilik sahibi, tam bir İSTANBUL BEYEFENDİSİ idi.Aradan yıllar geçti, onyıl kadar önce derneğimizi yeniden açma çabamız lokal binası bulamadığımız için başarısızlıkla sonuçlandı.Daha sonra yapılan uğraş sonuç verdi ve dernek yeniden yaşamaya başladı . Ben de o derneğin faal üyelerinden biri olarak hizmet verdim.Şu anki logomuzun yapılmasında çaba ve israr eden kişiyim. (Bundan önceki logomuzda ikinci boğaz köprüsü vardı.)Çok değerli grafik sanatçısı Vural Sübiler Bey, bugün kullandığımız logoyu renkli olarak derneğimize hediye etmişlerdi.O zamanki Dernek Başkanımız Orhan Bey ve 53 yıllık okul arkadaşım Aytekin Güzel Bey, çok sevdiğim köylüm Sinan Hancı Bey ve diğer değerli köylü kardeşlerim hatırlayacaklardır o günleri.Dün postacı üzerinde isim yazılı olmayan bir zarf getirmiş evimize.Dernek üyeleri arasında adım yoktu...Ama ne önemi var,önemli olan derneğimizin yaşıyor olması.Tüm dernek üyelerimizi kutlar, çabalarınızda başarılar dilerim. Saygılarımla. Sayın Vedat Uçuk ağabeyimiz derneğimizin 114 nolu çok değerli üyesidir.Kendisine Rumelihisar'ımızda rahmetli babamın dernek başkanlığını yaptığı ve benim yeni duyduğum bu güzel eski dernek haberini bizlerle paylaştığı içinde çok teşekkür ederim. Ayrıca ağabeyimizin bahsetmiş olduğu zarflar kişiye özel dağıtılmamış olup tüm rumelihisar mahallesine ve her haneye olmak üzere yeni yönetimimizi ve iletişim bilgilerimizi tanıtım amaçlı olarak 1250 adet tüm Rumelihisar'ına dağıtılmıştır.Kendisini her zaman Tüm Rumelihisarlıların sahibi olduğu derneğine bekliyoruz,engin deneyimlerinden ve bilgilerinden yararlanmak için sabırsızlanıyoruz,saygılarımızla......
Turhan SİR
21 Ocak 2010 03:10 |
Fıkra gibi bir olay, Tarih dersinde hoca Istanbul'un fethini anlatırken,dalga geçen bir çocuğa derhal söyle bakalım demiş Rumeli hisarını kim yaptı.Sorunun son kısmında uyanan çocuk;Vallahi hocam demiş ben yapmadım. Öfkeli hoca sınıfı terkedip koridorda giderken başka bir hoca,hocam demiş öfkeli,öfkeli böyle nereye gidiyorsunuz? hoca hikayeyi anlattıktan sonra öbür hoca,hocam demiş,bilmiyor musunuz bunlar hep böyledir.Yaparlar,yaparlar sonra da ben yapmadım derler. Çıdırmanın eşiğine gelen hoca öğretmenler odasına girmiş,orada bulunan müdür de öfkesinin sebebini sorduğunda hoca durumu anlatmış.O sırada,arkası dönük,elleri arkasında camdan bahçedeki çocukları dalgın dalgın seyreden Müdür,hocam demiş,siz merak etmeyin,ben yarın olayı tahkik ettirir kim yaptıysa bulur ve cezalandırırım. ))))))98 Mesaj Defteri yazıları |



















Ziyaretçi Defteri
))) 
Ülkemizde bürokrasi malesef kaplumbağa hızında ilerliyor,halkımızın yararına ne talep ettikse engel çıkarttılar.Çalışmalarımıza yılmadan devam ediyoruz çünkü cesur olmamız lazım...