Üyelerimiz:
![]() | 434 Kayıtlı |
![]() | 0 Bugün |
![]() | 0 Bu hafta |
![]() | 0 Bu ay |
![]() | En son: hpostaci |
Şiir
Anket
Müzik
Üye Girişleri:
![]() |
turhan sir (Turhan sir) (2012-02-05 19:59:21) |
![]() |
orhan ipek (Orhan İpek) (2012-01-14 13:12:08) |
![]() |
metteks (Mehmet Yetgil) (2012-01-13 14:45:47) |
![]() |
salihb (Salih Bora) (2012-01-08 22:57:02) |
![]() |
hpostaci (hakan) (2011-12-31 16:39:09) |
Kimler Sitede:
Şuanda 32 misafir bağlı|
Anasayfa
Ziyaretçi Defteri Ziyaretçi DefteriMesaj Defterine Yazın
Turhan sir
10 Eylül 2009 00:00 |
Merhaba, elimde bir takım resimler varsa da onlar hem siyah beyaz hem de çok eski değil ve işin kötüsü yerlerini hatırlamıyorum. ama bulunca bir kısmını gönderirim. Eski, yeni ve vefat eden hisarlılardan bahis var ama unutulan çok renkli isimler de var. Mesela şoför Bahattin: 1960 lı yıllarda içip sarhoş olur ve sahilden meydan mahallesine kadar tek başına kıbrıs mitingleri yaparak gelirdi. Kofana hüseyin abimiz ise bakkal Faruk Çapanın yanında takılır, isteyenin yükünü bahşiş karşılığı taşır, rakı parasını tamamlayınca Faruk Abimizden aldığı bir büyük rakıyı durağın arkasında bir dikişte içer ve boş şişeyi denize fıraltır atardı. Hatta Kutbettin abimiz ona "şişeleri atma Faruk onları para ile alıyor ulan enayi" diye takılırdı. Yine çok renkli arkadaşımız Atak bir sabah sultanhamam meydanında "PİLİİİİİÇÇÇ' diye narayı patlatmış ve dönüp bakan yaşlıca bir kadına da "sen neden bakıyorsun kart tavuk" dedikten sonra ortadan kaybolmuştu. Hele bir floş İlhan vardı ki tam bir fenomen idi. Tramvaylı yıllarda İstiklal caddesi girişinde rayların ortasında "ulan ib.e" diye bağırmış, kendisine bakan bir çok kişiye dönüp: "amma da çok varmış" demiş ve anında ortadan kaybolmuştu.. daha bir çok var, onları da zaman içinde yazacağım.. iyi günler dilerim. Yılmaz Özütek
Zeynep İzgördüTekgöz
07 Eylül 2009 00:39 |
Merhaba, Ben de hayatımın ilk iki yılı Yeniköy'de geçtikten sonra yeniden anneannemin oturduğu binaya dönmek suretiyle 1978-1998 yılları arası rumeli hisarında yaşadım siteye çok emeği geçen Turhan abi dayımların arkadaşı yanlış hatırlamıyorsam.. Sitede çok resmi ve anısı bulunan mehmet-ahmet yetgil kardeşler dayılarım olurlar(saygılar burdan=)) Bizim nesilden fazla kişi ve bilgi olmadığı için ekleme ihtiyacı hissettim kendimi,bulabilseydim siteye üye de olacaktım ama şimdilik misafirinizim..=) hali hazırda kurtköyde oturan eski bir hisarlı olarak diyebilirim ki: geçmiş zaman olur ki hayalicihan değer.. hürmetler efendim..
Turhan sir
05 Eylül 2009 02:57 |
Derneğimiz e-postasına gelen bir anı yazısı O zamanlar kale içnde epey büyük bir mahalle vardı. Evler Aşiyan tarafındaki bedenlerden meydan mahallesndeki kapıya kadar yayılmıştı ve hatta bazıları beenlerin üzerine inşa edilmişti. Bedenlerde evler olduğu gibi kendi biten bir çok ağaç da vardı. Evlerin bahçeleri ve bahçelerinde ağaçlar, sebzeler, evcil hayvanlar yetiştirilirdi. o ağaçlardan bazıları halen kaleiçinde durur. Su ihtiyacımız gerek bu günde akan acı çeşmeden gerekse bazıları halen duran kuyulardan sağlanır içme suyunu ise sakalar getirirdi. Oldukça fakir olmasına rağmen imrenilecek bir yaşam vardı kale içinde. Herkes birbirini tanırdı, yardılaşma üst düzeyde idi. Mevsimine göre çiçek, balık (özel olarak çiroz)ve kurumuş ot kokusu yayılırdı. Sonbaharda lüfere çıkan kayıkların lüx ışıkları diğer zamanklarda mehtap en güzel görüntüleri yaşatırdı sakinlerimize. Kıyıya yanaşan soğan, patates ve kömür takaları bütün köye olduğu gibi mahalleye de hareket getirirdi. Çocuklar için tam bir hürriyet yeri idi mahalle, isteyen istediği sokakta oynardı. En büyük problem ise kışın yakacakların evlere kadar taşınması idi. İşte bu hayat bize mutluluk verdiği için severdik mahallemizi... Yılmaz T.Özütek
Turhan sir
05 Eylül 2009 02:53 |
derneğimiz e-postasına gelen bir anı yazısı Sanırım 1948 yılı idi. O dönemde karşıevdeki komşumuz Kofana Hüseyin abimizin aiesi idi. Evin girişinden üst kata ahşap merdiven ile çıkılrdı hemen yanında ise arabanın atının bağlı oluğu ahır vardı. Ben çocuk aklımla tranzandan kayarken atın olduğu bölmeye düşüp bağırmaya başlayınca herkes koştu geldi ama kimse azgın oarak bilinen atın yanına sokulamayıp karşıan seyrediyor ve bana susmamı söylüyordu. At bir kenara çekildi ve birinin gelip beni almasını bekledi. Beni oradan almalarından sonra hakikaten azgın olduğunu gösterircesine şaha kalkıp kişnemeye başladı. En çok korktuğum anlardan biridir. Yılmaz T. Özütek
Yılmaz T. Özütek
23 Ağustos 2009 14:11 | Küçükyalı
Merhaba, ben 1944 de kale içinde doğup, 1982 yılna kadar Rumelihsarı'nda yaşadım. dernek çalışmanızı tesadüfen öğrendim. Biz rahmetli Kemal Sir'in muhtar olduğu dönemde aynı adlı derneğin lokalini açarak orada çeşitli işler yaptık. Şu andaki işlerinizi taqkdir ettim. Ancak derneğinize üye olabilmek için bir bağlantı bulamadım. ne gibi işlemler gerekli ise bildirin ki ye olabileyim isterim. Başarı dileklerimle... Yılmaz ağabey,gerekli cevabı e-postana yazdım.Görüşmek üzere,eski rumelihisar ile ilgili fotoğraflarınız varsa bekliyoruz. Kale içindeki 1944 - 1953 arası çocukluk anılarınıda bekliyoruz. 110 Mesaj Defteri yazıları |



















Ziyaretçi Defteri
Zeynep hanım,kendi neslinizi bu güzel yazınızla cesaretlendirdiğiniz için teşekkür ederim.
Evet,dayılarınızdan yaşça büyük olmama rağmen kendileri ile bilhassa Mehmet kardeşimle arkadaşlığım vardır.
Web sitemizede üye olmuşsunuz hayırlı olsun.