Mayıs 2002'de 25 yıllığına kiraladığı Perili Köşk'e 6 milyon dolar
harcayan Borusan Holding, merkezini Salıpazarı'ndan Rumelihisarı'na taşıdı.
Borusan'ın tarihi binanın korunan dış görünüşü kadar, sanata
verdiği önem de dikkat çekti. Uluslararası pek çok sanatçının Perili Köşk için
özel olarak yaptığı eserlerin yanı sıra Borusan Holding koleksiyonun önemli
bölümü de buraya taşındı.
Rumelihisarı'nda, "Perili Köşk" olarak bilinen tarihi
Yusuf Ziya Paşa Köşkü'ne taşınan Borusan Holding, yeni merkezini tanıttı. Mayıs
2002'de 25 yıllığına kiraladığı köşkü 6 milyon dolara yeniden restore eden
Borusan, tarihi
binanın dış görünüşünü aynen korurken, iç mekanlarda modern bir iş
ortamı oluşturdu. Salı Pazarı'ndaki merkezini şubat ayından bu yana Perili
Köşk'e taşıyan Borusan, binanın dışı kadar içine de büyük önem verdi.
Sanat müzesi gibi:
Borusan Holding'in kurcusu Asım Koacabıyık, Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet
Kocabıyık ve CEO Agah Uğur, önceki akşam verdikleri davetle Perili Köşk'ü
konuklarına tanıtırken, 10 katlı binanın hemen her katında yer alan sanat
eserleri dikkat çekti. Borusan koleksiyonunda bulunan 270 eser içinden 100
resim, 1 heykel ve 4 duvar boyaması Perili Köşk'e taşındı. Köşkte, Necdet
Kalay, Bedri Baykam, Kemal Önsoy, Mustafa Plevneli, Mustafa Ata, Kemal Önsoy ve
Devrim Erbil gibi Türk sanatçılarının eserlerinin yanı sıra Amsterdam'da
çalışan Bülent Evren ile Berlin'de çalışan İskender Yediler'in işleri ve pek
çok uluslararası sanatçının eseri de yer aldı. Jerry Zeniuk, Paul Schwer, Renée
Levi Perili Köşk için özel çalışmalar yaptı. Köşkün hemen girişine
yerleştirilen Sara Modiano'nun Atatürk isimli tel ve folioduvar rölyefi de
dikkat çeken eserlerden biri oldu.
İngiliz tuğlası:
Yapının rölöve, restitüsyon, restorasyon ve uygulama projeleri, 1995-2000
yılları arasında mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirildi. Cephenin taş ve
tuğla kaplaması restorasyon projesine sadık kalınarak realize edildi. Tuğla
kaplama malzemesi İngiltere'den ithal edilerek aslına en uygun şekilde 4 ayda
tamamlandı. Uygulama projesine göre binanın betonarme imalatında 2 bin 800
metreküp beton, 350 ton demir kullanıldı. Köşkün dış görünüşü korunurken, iç
mekanlar modern bir iş ortamını şeklinde düzenlendi. Bir yandan Karadeniz,
diğer yanda ise Marmara Denizi açılımını gören köşkü, Borusan Holding 1 Mayıs
2002'de 25 yıllığına kiraladı. O tarihten bu yana Perili Köşk'ün restorasyonu
için 6 milyon dolar harcayan, Borusan Holding 16 Şubat'ta Salı Pazarı'ndaki
merkezini buraya taşıdı.
Birçok malzeme korundu:
Binada kullanılan Marsilya, Büyükdere ve normal harman tuğlaları ile taşlar,
restorasyon sırasında tek tek yerlerinden çıkarıldı. Yeniden yapımda örnek
oluşturabilecek profilli ve farklı boyutlu tuğlalar, iç-dış pencere ve kapı
silmeleri, saçak ve kat döşeme kotlarındaki silme, korniş ve kirpiler
toplanarak korundu. Özgün renkli cam vitraylar, metal merdiven ve balkon
korkulukları, tüm metal basamak öğeleri, yeni yapıda kullanılmak üzere saklandı.
Türkiye'nin ilk ışık tüpü
Borusan'ın yeni binasında gerçekleştirilen ışık tüpü uygulaması Türkiye'de ilk
ve tek olma özelliği taşıyor. 22
metre olan tüpün 6.5 metrelik bölümü binanın dışında bulunuyor.
Işık tüpü binanın dört katından geçiyor ve güneş ışınlarını helistatlar
aracılığı ile büyük aynaya yansıtarak içeri doğal ışık veriyor. Işık tüpünün
bina dışında kalan kısmı 6'ıncı katın terasında bulunuyor. Işık tüpü Borusan'ın
yeni binasında aydınlatma ve dekorasyon amaçlı kullanılıyor. Ayrıca uzaktan kumanda
ile geceleri, 1400'ü aşkın renk çeşidi ile renkli aydınlatma yapılabiliyor.
Özgün mimarisiyle İstanbul kültür mirasının önde gelen
örneklerinden, Rumelihisarı'nın en önemli ve tarihi binalarından biri olan
Yusuf Ziya Paşa Köşkü'nün tarihçesiyle ilgili tek belge, Anıtlar Kurulu'ndaki
dosyasında yer alan, Osman Balcıoğlu'nun 2 Mayıs 1986'da Yeni Gündem
Dergisi'nde o dönem halen köşkte yaşayan Yusuf Ziya Paşa'nın üvey kızlarıyla
yaptığı "Perili Köşk'ün dramı-Saraydaki gecekondu" başlıklı röportaj.
Parasızlıktan tamamlanamadı: Edinilen bilgilere göre, köşkün yapımına 1910'lu yıllarda
başlandı. Ancak 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı'nın patlaması ve Osmanlı
İmparatorluğu'nun da savaşa girmesi nedeniyle inşaatı yapan ustalar askere
alınınca çalışmalar yarım kaldı. Yusuf Ziya Paşa ikinci eşi Nebiye Hanım ve
Nebiye Hanımın ilk eşinden olan kızları Sabiha ve Melek ile birlikte, vefat
ettiği tarih olan 1926 yılına kadar bu köşkte yaşadı. Orijinali tepesindeki
kuleyle birlikte 6 kat olan köşkün 4'üncü katında aile otururken, birinci katı
kiraya verildi. Diğer katlardaki iç düzenlemeler maddi yetersizlik yüzünden
hiçbir zaman tamamlanadı. Paşanın ölümünden sonra aile 1993 yılına kadar köşkte
oturdu.
Yıkılıp yeniden yapıldı: Yarım kalan inşaat nedeniyle tamamlanamayan ve boş kalan
ikinci ve üçüncü katlar yüzünden bina çevrede "Perili Köşk" diye
anılmaya başlandı. Bu tarihte köşkü Basri Erdoğan satın alarak restorasyon
çalışmaları için Mimar Hakan Kıran'a veriyor. Ancak binanın kullanılamaz ve fay
hattı üzerinde olduğu görülünce Perili Köşk, Anıtlar Kurulu'nun kararıyla
aslına uygun şekilde yeniden yapılmak üzere yıkıldı. Bu sırada kaya zeminin
altında sonradan toprakla doldurulmuş 3 kata rastlandı. Böylece dışarıdan 6 kat
olarak görülen bina yine kurulun onayıyla ilk hali gözönüne alınarak 9 kat
olarak yeniden düzenlendi. Garaj ve kulesiyle 10 kat olan "Yusuf Ziya Paşa
Köşkü"nü Borusan Holding ise, 1 Mayıs 2002 tarihinde kiraladı.