1848-1906 Çoğu kez tablolarını, duvar diplerinde açtığı tezgâhlarda sergiler, yok pahasına satardı. İşte bu yüzden Civanyan caddelerin, Beyoğlu'nun (Pera), İstanbul'un ressamı olmuş ve halk tarafından tanınmıştı. 19. yüzyılın ikinci yarısında başlayan Osmanlı resminde Batılılaşmanın temsilcilerindendi.
Yaşadığı dönem için sıra dışı bir yaşam sürdü Civanyan. Osmanlı modernizminin ilk bohemlerindendi. Onun için bohem hayat bir yanıyla koşulların getirdiği bir zorunluluktu ama başka bir yanıyla da kişisel bir tercihti. Bir tuval ve bir iskemleden döşenyanlarla iyi ilişkiler içinde olan ressam, Gari-baldi'nin Ulusal Kurtuluş Hareketi'ni destekleyen İtalyanlar'a yakınlık göstermişti. Hayatının üç yılını İtalya'da sanatla iç içe geçirmiş, iki evliliğini de İtalyan kadınlarla yapmıştı. Hayatı büyük dalgalanmalarla geçen Civanyan, 1894 yılı dolaylarında Anadolu'da çıkan Ermeni olayları sırasında İstanbul polisi tarafından arandığı için ailesiyle birlikte Rusya'ya göç etmek zorunda kalmıştı. Burada yaklaşık 11 yıl yaşayan Civanyan'ın dünyaca ünlü Ermeni asıllı Rus ressam Ayvazovski'nin etkisinde deniz manzaraları yaptığı bilinmektedir. 1905'te ailesiyle İstanbul'a dönen Mıgırdiç Civanyan, 14 Şubat 1906'da öldü. Ressamın ölüm haberi ancak bir ay sonra Bizantion gazetesinde Dikran Çögüryan'ın kaleme aldığı bir yazıyla duyuldu.