İzlenimci
Türk
resim sanatının tanınmış temsilcilerinden biridir. Resimdeki
ustalığı kadar iğneleyici sözleri ve kendine özgü yaşantısıyla da ünlüdür.
Çallı ilk ve orta öğrenimini memleketi olan Çal'da ve Denizli'de
tamamladıktan sonra İstanbul'a geldi. Resme tutkundu, ama okula giremedi.
Adliyede kâtip oldu; maaşı ile kıt kanaat geçinmeğe çalışıyor, bir yandan da
resim yapmağa devam ediyordu. Zamanın ünlü ressamlarından Şeker Ahmet Paşa'nın ilgisini çekti ve onun
desteği ile İstanbul Güzel Sanatlar Okulu'na
girdi (1906).
İstanbul Güzel Sanatlar Okulu'nda dört
yıl okuyan Çallı, Maarif
Nezareti'nin (Millî Eğitim Bakanlığı) açtığı sınavı
kazanarak Fransa'ya
gitti. Paris
Güzel Sanatlar Okulu'nda Fernand
Cormon'un atölyesinde dört yıl resim çalıştı.
Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla Türkiye'ye
dönen Çallı, İstanbul Güzel Sanatlar Okulu'nda
öğretmen oldu. Fransız
izlenimciliğinin etkisinde kalmakla birlikte değişik bir yol izledi.
Resimlerinde daha özgür bir davranışa yöneldi, doğanın yanısıra değişik
tiplerde insan resimlerine de yer vererek klasik Türk resminin çerçevesinden
dışarı taştı, ayrıca resimde renk parlaklığına ve saydamlığa büyük önem verdi.
Bu anlayışla peyzajlar, natürmortlar, portreler, kompozisyonlar v.b. yapıtlara
imza attı.