|
Rumelihisarı
Boğaziçi sahil şeridinde yer alan, Baltalimanı, Fatih Sultan Mehmet ve
Beşiktaş'a bağlı Bebek Mahallesi ile sınırı olan çok eski bir yerleşim
bölgesidir. Taksim'e 9, Eminönü'ne 10 km uzaklıktadır.
Rumelihisarı Boğaziçi'ndeki ilk Türk köyüdür. 1450 yılında ilk yerleşimin
gerçekleştiği ve cami inşa edilip mezar yeri belirlenen bir köydür. Okunan
mezar taşlarından en eskisinin üzerinde 1451 tarihi vardır.
Boğaziçi'nin en eski Türk köyü olması nedeniyle Rumelihisarı'nın sınırları
geniş tutulmuş ve bu sınırları 1940 yılına kadar korunmuştur. Zamanla yeni
yerleşim yerlerinin oluşması üzerine sınırlan daralmıştır. 1950'den sonra
Levent, Akatlar, eski Maslak Yolu, Etiler ve Baltalimanı'nın bir kısmı
Rumelihisarı'ndan ayrılmıştır. Levent, Akatlar, Etiler Beşiktaş ilçesine
bağlanırken, Baltalimanı ile Fatih Sultan Mehmet yerleşim bölgeleri Sarıyer
ilçesi içinde yeni muhtarlık olmuşlardır.
Rumelihisarı'nın antik çağdaki ismi Hermanion, Bizans Döneminde ise Lemokopion'du.
Ancak Pirhiyas ve Kayon gibi adlarla da anılıyordu. Osmanlılar döneminde ise
tarihi hisarın yapılması ile bölgenin adı Rumelihisarı oldu-Osmanlılar
döneminde bu yerleşim bölgesine Boğazkesen, Boğazkesen Hisarı, Yenicehisar ve
Yenihisar da deniliyordu.
Hermaion (Rumelihisarı) kutsal sayılan yerlerden biriydi. Nedeni ise burada
Hennes adak yerinin bulunmasıdır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Rumelihisarı'ndan şöyle bahseder: Lebideryada
dar yerde olup bağsız ve bahçesiz kayalar üzerinde kat kat 1060 kadar hanedir.
Üç camii, 11 mescidi, yedi mekteb-i sıbyanı, bir hamamı, 200 dükkânı. Durmuş
Dede Tekkesi namında bir tekkesi, yedi kadar Rum hanesi vardır. Ayan ve eşrafı
yalı sahibi olup kış günleri İstanbul'da otururlar. Yahudi'si yok, meyhane ve
bozahane dahi bulunmaz. Halkı balıkçı, kale neferatı, kayıkçı, sair esnaftır.
Dağlar üzerinde nazirsiz kiraz bağları vardır ki Hisar kirazı namı ile Rum,
Arap ve Acem'de meşhurdur; diyar'ı Acem'de adına Gülnar-ı Rum derler, iki kiraz
bir dövme riyal ağırlığında gelmiştir. Rumeli Hisarı'nın önünden akan şeytan
akıntısı gayet ciddi akar, göz kapayıp açınca bir gemiyi Kandilli Burnu'na
kadar sürer götürür."
Boğazın en dar yeri olması nedeniyle o devirlerde Asya ile Avrupa yakası
arasında bir geçit yeri olması bakımından çok önemli bir yerdi. Tarihçi
Herodotes, M.Ö. 512 yılında İran Pers İmparatoru Darius'un (Dara) İskitlerle
savaşa giderken, Samoslu Mandrokles'in yaptığı boğaz köprüsünden 700 bin
kişilik ordusunu Avrupa yakasına geçirmiş, 600 gemiden meydana gelen büyük
donanması da Karadeniz'e çıkmıştır. Birbirine bağlanan dubalar üzerine kurulan
köprü İstanbul Boğazında kumlan ilk köprüdür. Daha sonraki yıllarda ise Gotlar
ve Latinler bu yeri geçitleri için kullanmışlardır. Bu köprüden sonraki köprü,
7. yy.da Bizans imparatoru I. Heraclius (610-640) tarafından yüzlerce kayığı
yan yana dizdirip birbirine bağlatarak kurulmuş ve ordu kayıkların üzerinden
Anadolu yakasına geçmiştir. İstanbul'da her köprü yapılması düşünüldüğünde
Anadolu yakasına yakınlığı nedeni ile Rumelihisarı akla gelir. Bu nedenledir ki
ikinci Boğaziçi Köprüsü, yani Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün Trakya
yakasındaki ayağı Rumelihisarı'ndadır. Köprünün hemen altında da tarihi Zeki
Paşa Köşkü bulunmaktadır.
Lemokopion (Rumelihisarı) da Bizans İmparatorları, İstanbul ve boğazın
savunması için en dar yerinde hisarlar (kaleler) inşa ettirmişlerdir. Hisarlar
uzun yıllar değişik amaçlar için kullanılmışsa da sonradan kaderine
terkedilmişler ve zamanla harap olmuşlardır. Sonraki yıllarda kullanıma ihtiyaç
olmuş ve uzun bir süre hapishane olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet sonrası ise
müze ve eğlence alanı olarak değerlendirilmiştir.
Hermaion/Lemokopion yani bugünkü ismi ile Rumelihisarı (Boğazkesen) ismini
Padişah Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'un fethinin
gerçekleştirilebilmesi için yaptırılan hisardan aldı. Bu hisar boğazın en dar
yerinde (660 metre) ve Rumeli yakasında yaptırıldı. Bu hisarın tam karşısında
ve Anadoluhisarı'nda Sultan I. Beyazıd (Yıldırım) (1389-1402) tarafından 1393
yılında yaptırılan hisarla boğaza giriş kontrol altına alınmak istenmiştir.
İstanbul'un fethinin gerçekleştirilebilmesi için boğazın bütünü ile kontrol
altına alınması düşünüldü.
Rumelihisarı'nın inşasına Nisan 1452'de başlanmış ve Ağustos 1452'de yani dört
ayda bitirilmiştir. Hisarın inşaatında 1.800 usta, 2.000 marangoz ve 7.000
duvarcı çalıştırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet ve kumandanlarından Çandarlı
Halil Paşa, Sarıca Paşa ve Zağanos Paşa hisarın inşaatı sırasında taş taşıyarak
çalışanları yüreklendirmişlerdi. Rumelihisarı kalesinde 17 kule var. Kulelerin
en büyükleri Çandarlı Halil Paşa, Sarıca Paşa ve Zağonos Paşa adlarını taşıyan
kulelerdir (kulelere burç da denilmektedir). Çandarlı Halil Paşa kulesinin
yüksekliği 22 m, çapı 23.30 m ve duvar kalınlığı 6.50 m.dir. Kule 9 katlıdır.
Sarıca Paşa kulesinin yüksekliği 28 m, çapı 23.80 m ve duvar kalınlığı 7 m.dir.
Kule 9 katlıdır. Zağanos Paşa kulesinin yüksekliği 21 m, çapı 26.70 m, duvar
kalınlığı da 6 m.dir, 8 katlıdır. Zağanos Paşa kulesi İstanbul'un
fethinden sonra uzun bir süre hapishane olarak kullanıldığı için
"Karakule" adı ile de anılmaktadır. Rumelihisarı kalesinin 5 kapısı
bulunuyor: Dağ kapısı, Dizdar kapısı, Hisarbahçe kapısı, Sel kapısı ve İstihkâm
kapısı. Rumelihisarı Kuzeyden güneye 250 m doğudan batıya 125 m olan alanıyla
çok büyük bir kaledir.
Rumelihisarı'nın yapılışı ile boğazdaki geçişler tamamen kontrol altına alınmış
ve İstanbul'un fethi sırasında Bizans'a yardım gelmesi önlenmiştir. Sonraki
yıllarda ise bu kale sayesinde boğazdan geçiş ücrete bağlandı. Kalede 105 top
ve 400 yeniçeri bulunuyordu.
Rumelihisarı Kalesi, Sarıyer ilçesindeki en önemli tarihi eserdir. Bu muhteşem
hisar 1509 yılındaki büyük depremde hasar görmüşse de onarılarak eski duruma
getirildi. 17. yy.ın ortalarında ise kale yangın geçirdi. Sultan III. Selim
döneminde (1789-1807) tamir edilen kale uzun yıllar hapishane olarak
kullanıldıktan sonra kaderine terk edildi. Kalede görev yapan muhafız ve
dizdarların oturdukları evlerin yerinde zamanla kale ile uyum sağlamayan bir
mahalle oluştu. 1953 yılında Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan istek üzerine
kale yeniden onarıma alınmış ve kale içindeki mahalle istimlâk edilerek kale
içi temizlendi.
Kalenin içinde Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan ve Ebülfetih ismini
taşıyan bir cami vardı. Bu caminin şimdi sadece harap haldeki minaresinin
gövdesi görülmektedir. Ayrıca kalenin içinde Molla Fenari tarafından yaptırılan
bir mescid ve bu mescidin yanında Nalbur Mehmet Efendinin yaptırdığı bir hamam
vardı. Defterdar Mustafa Efendi tarafından yaptırılan Rumelihisarı'ndaki Arap
Emini Mescidi, Ali Dede tarafından yaptırılan Torlak Dede Mescidi hepsi yıkılıp
gitti. Ayrıca birisi kalenin içinde öteki kalenin dışında ve deniz tarafında
iki çeşme vardı. Bu çeşmelerden deniz tarafındaki duruyor.
Rumelihisarı deniz müzesi yapılmak üzere 1917'de bir Alman şirketine tamir için
verilmiş fakat 1918 yılında çeşitli nedenlerle inşaat durduğundan bu istek
gerçekleşmemiştir.
Sarıyer ilçesinin en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Rumelihisarı'nda pek
çok tarihi eser var. Rumelihisarı Kalesi ile İskele arasında ve yolun üst
tarafında bulunan Hacı Kemalettin Cami tarihi eserlerdendir. Önce mescit olarak
yapılan bu cami 1743 yılında Sultan I. Mahmut tarafından camiye dönüştürüldü.
Çarşı cami olarak da bilinen Hacı Kemalettin Camii 1940 yılında büyük onarım
gördü. Vapur iskelesi karşısındaki Ali Pertek Camii de (Bey Camii ve Hamam
Camii de denilmektedir) tarihi eserlerden olup 1640 yılların-a yaptırılmış,
1763 yılında onarım görmüştür. Hisarüstü Merkez Camii ise 1960 yılından sonra
yapılmış olup tarihi özelliğe sahip değildir. Rumelihisarı'ndaki bir diğer cami
de Nafi Baba Camii'dir ve tarihi özelliği yoktur. Rumelihisarı'nda Ermenilere
ait bir kilise var. Durmuş Dede sokağındaki Santukhd (Surp) Ermeni Kilisesi
küçük bir kiliseydi. Ahşap kilise 1816 yılında onarıldı. Bilahare yıkıldı ve
yeniden, daha büyük yapılarak açıldı. Eski kayıtlarda kilisenin adı "Aziz
Bakire Santukhd"tur. Kilise kompleksi içinde Tateosyon Okulu, Mezarlığı ve
kulüpleri de vardı. 1972 yılında yanan kilise 1973 yılında yeniden inşa edildi.
Rumelihisarı'nda Rum Kilisesi ve Sinagog bulunmamaktadır.
Rumelihisarı'ndaki tek hamam 1509 yılında yapılmış olup Ali Pertek Sokağı
üzerinde idi. Sultan Beyazıd Vakfından olan hamam yıkılmış ve yerine apartmanlar
dikilmiştir. Çeşitli kaynaklarda İstanbul hamamları sayılırken hamamların
özelliğine uygun isimler veriliyordu. Bu hamama da 'İiisarlıya Hisar Hamamı*'
deniliyordu.
Rumelihisarı'nda birçok tarihi eser çeşme var. Rakım Paşa Çeşmesi 1715
tarihinde Ali Pertek Camii yanında, Rakım Mehmet Paşa tarafından babası eski
defterdar Yoz İbrahim Efendi adına yaptırıldığı için çeşmeye İbrahim Efendi
Çeşmesi de denilmektedir.
Amiral Fahri Ergin Sokaktaki Damat İbrahim Paşa Çeşmesi 1860 yılında, Arpacı
Çeşme Sokaktaki İbrahim Efendi Çeşmesi 1732 yılında yapılan tarihi çeşmelerdir.
Hacı Kemalettin Camii bahçesi içindeki Benlizade Ahmet Raşit Efendi Çeşmesi de
1777 yılında yaptırılmış tarihi çeşmelerdendir. Rumelihisarı kalesinin denize
bakan cephesinde ve kale duvarına bitişik olan çeşme de ismini kaleden
almıştır. Kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı bilinmiyor.
Rumelihisarı'nın üst kısımlarında ve Çukurbostan mevkiinde olan Çukurbostan
Çeşmesinin de (bu çeşmeye Acısu Çeşmesi de deniliyor) kim tarafından ve hangi
tarihte yapıldığı bilinmiyor. Baltalimanı Caddesi üzerindeki Necip Bey Hayrat
Çeşmesi 1951 yılında yapılmış olup, tarihi bir özelliği yoktur.
Rumelihisarı'ndaki tarihi Çeşmelerinden üçü; Hisar Çeşmesi (1642), Zeynep Hatun
Çeşmesi (1890) ve Afife Hanım Çeşmesi yol yapım çalışmaları sırasında ortadan
kaldırıldı.
Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumelihisarı'nda üç tekke vardı. Nalbur Şeyh
Mehmet Tekkesi Kale içerisinde idi, yapılan istimlâkler sırasında ortadan
kaldırıldı. Durmuş Dede Tekkesi kalenin güney tarafında ve Kayalar Mescidinin
üst tarafındaydı (Sonraları Kayalar Mescidi ve bölgesi Beşiktaş sınırları içine
alındı). Durmuş Dede Tekkesini bilhassa sefere çıkan denizciler ziyaret ederlerdi.
Nafı Baba Tekkesi ise Boğaziçi Üniversitesi kampusu içindedir. Nafı Baba
Tekkesine Şehitlik Tekkesi de denilmektedir.
Rumelihisarı'na iki tepe hâkimdir. Bunlar Duatepe ile Şehitlik Tepesidir.
Şehitlik Tepesine tepe değil sadece Şehitlik denilmektedir. Rumelihisarı
Kalesinin inşasına mani olmak isteyen bir Bizans müfrezesi ile çarpışan ve
şehit düşenlerin gömülmeleri üzerine buraya Şehitlik denilmiştir.
Rumelihisarı'nda altısı Türklere, biri Ermenilere ait olmak üzere yedi mezarlık
vardı. Sahilde Kayalar Mezarlığı, Şehitlik veya Nafı Baba Mezarlığı, Osmanlı
Mezarlığı (Küçükdere Ayazmasının yakınında), Bağ Mezarlığı, Meydan Mahallesi
Mezarlığı ve Aşiyan Mezarlığı. İlk beş mezarlık zamanla kaldırıldı. Tek Türk
Mezarlığı olarak Aşiyan Mezarlığı kaldı. Ermenilere ait mezarlık ise
Rumelihisarı'nın üst kısmındadır. Rumelihisarı'nda Yahudi ve Rum Mezarlığı
yoktur.
Kale yapıldıktan ve İstanbul fethedildikten sonra Rumelihisarı çok büyük
gelişme gösterdi. Paşaların, ağaların, devlet adamlarının ve zenginlerin büyük
ilgi gösterdikleri yerlerden biri oldu. Buradaki tarihi eserlerden pek çoğu
günümüze ulaşmadı. 17. yy.da Sultan IV. Mehmet'in annesi Valide Turhan Sultan
tarafından yaptırılan köşk, Şeyhülislam Mekki Mehmet Efendi, Sıtkızade Ahmet
Reşid Efendilerin yalıları günümüze kadar ulaşmayan tarihi eserlerdendi.
Rumelihisarı vapur iskelesinden sonra Baltalimanı'na doğru deniz kenarındaki
İffet Hanım Yalısı 19. yy.ın ilk yarısında yapılan tarihi yalılardan biridir.
Rumelihisarı'ndaki en görkemli tarihi eserlerden biri ikinci Boğaz Köprüsü
ayağı altındaki Tophane Müşiri Zeki Paşa (1849-1914) Yalısıdır. 19. yy.ın
sonlarında yaptırılan yalı kagir olup, dört katlı ve şato tipini andıran örnek
tarihi eserlerdendir. Baltalimanı'ndan Rumelihisarı'na girişte sağdaki görkemli
bina, 1913'de yapılmış Yusuf Ziya Paşa Köşkü'dür. Bu köşke halk arasında Perili
Köşk denilmektedir. Bu köşk büyük bir holdingin merkez binası olarak
kullanılmaktadır.
Rumelihisarı vapur iskelesi de Boğaziçi'nin en eski iskelelerinden biri olup
tarihi hüviyet taşımaktadır. İskele aslına uygun olarak onarılarak, özel
teşebbüse kiraya verilmiş olup lokanta olarak işletilmektedir.
Rumelihisarı vapur iskelesinden kaleye doğru gidişte, Yahya Kemal Caddesi
derindeki Oduncubaşı (Aral) Yalısı ve müştemilatı tarihi eserlerdendir.
Rumelihisarı'nın üst kısımlarında bulunan Robert Kolejin (şimdi Boğaziçi
üniversitesi) 1862'de yapılan ilk binası ve sonraki binaları da tarihi
eserlerdendir. Rumelihisarı'nın iç kısımlarında da görkemli tarihi eser köşkler
ve konaklar var. Bunların bir kısmı eskisine uygun olarak yenilendi.
Rumelihisarı Boğaziçi'nin ilk Türk köyü olması nedeniyle yerli halkı önceleri
Türklerden oluşuyordu. Sonraları kalede görevlendirilen yeniçerilerin değişik
yerlerden gelmiş olmaları, Boşnak, Arnavut, Makedon, Selanik ve Bulgaristan'dan
göçenler ile 1877 Rus Savaşı nedeniyle gelenlerin de yerleşmeleri ile yerli
halkta karışıklık oldu. Çok daha sonraları ve bilhassa 1970. 1990 yılları
arasında Anadolu'dan gelen göç akını ile Rumelihisarı yerli halk ve nüfus
yoğunluğu olarak büyük değişikliğe uğradı. Göçlerle nüfus patlaması yaşandı.
Hisarüstü ve Küçük Armutlu (Fatih Sultan Mehmet) yerleşim bölgeleri meydana
geldi, Nafı Baba geliştikçe gelişti. Bu haliyle Rumelihisarı, Sarıyer ilçesinin
en büyük mahallesi oldu. Ancak, Fatih Sultan Mehmet ile Baltalimanı'nın mahalle
olarak yapılandırılması nedeniyle hem mahalle sınırlarında daralma hem de
nüfusunda azalma oldu.
Boğaziçi ve Sarıyer ilçesinin sayfiye yerlerinden biri olan Rumelihisarı
bilhassa yaz aylarında zenginlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yerdi. Bu nedenle
de yazları çok kalabalık olurdu. Halkın büyük çoğunluğunu balıkçı, küçük esnaf
ve devlet hizmetinde çalışanlar oluştururdu.
Rumelihisarı, Baltalimanı'ndan Bebek akıntı burnuna kadar mükemmel bir sahil
şeridine sahiptir. Suyu gerek İskelenin Baltalimanı tarafında ve gerekse Şeytan
Burnunda akıntılı olmasına karşın çok temizdir. Alçak rıhtımı ve temiz suyu ile
denize girenlerin çok tercih ettikleri bir yerdir. Deniz sahilindeki yalıların
önünden Kayalar Mescidine kadar olan uzun sahil boyunca amatör balıkçılar günün
her saatinden balık tutarak vakitlerini değerlendirirler.
Rumelihisarı Boğaziçi'nde en çok turist çeken yerleşim bölgelerinden biridir.
Bilhassa dünyaca ünlü kalenin İstanbul'un fethinde çok büyük etkin rol
oynaması, muhteşem mimarisi ve hala görkemini koruyan burçları ile yerli ve
yabancı turistlerin çok ilgi gösterdikleri bir tarihi eserdir.
Rumelihisarı'nda iki müze var. Birisi Rumelihisarı Kalesi diğeri de Serpuş
Müzesidir. Rumelihisarı Kalesinin Saruca Paşa Kulesi müze haline getirilmiş,
Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine kadar kullanılan top, tüfek, ok, yay, kalkan,
miğfer, kandil, bayrak, alem, kiler, savaş planları, kalenin kilit ve
anahtarlarını müzede görmek mümkündür. Rumelihisarı Kalesinin tamamı 1958
yılında müze olarak hizmete açıldı. Son birkaç yıldan beri kale içerisinde
sahne kurularak tiyatro oynanır, konser verilir hale getirildi.
Serpuş Müzesi ise Hisarüstü'nde Duatepe Parkındadır. Bu açık hava müzesi Türk
Kültürüne Hizmet Vakfı'nın girişimi ile kurulmuş ve 12.7.1989'da açılmıştır,
müzede Türkiye'de kullanılan serpuşlar (başlık tipleri) mezar taşları üzerinde
yapılan araştırmalar sonucu hazırlanmıştır.
Rumelihisarı'nda pek fazla işyeri yok. Sayfiye yeri olması nedeniyle lokantaları,
cafeleri, çay bahçeleri dikkat çeker. Küçük esnaf sayısı da azdır. Balıkçı
esnafı sayısı da eskiye oranla azalmış olmasına karşın, olta balıkçılığını
devam ettirmektedirler. Lokantalar kale ile Rakım Paşa çeşmesine kadar olan
alanda toplanmıştır.
Sahil boyunda ana cadde üzerindeki Hisar, Çapa ve Karaca restaurantları ile
Rumelihisar Spor Kulübü Sosyal Tesisleri, eski vapur iskelesi kiralanarak
yapılan İskele Restaurant semtin ilgi gören mekânlarıdır. Halen Divanhane adı
ile Cafe olarak işletilen eski Avcı Restaurant da çok ünlü bir işletme idi. Bu
restaurantlarda her mevsimde deniz mahsulü bulmak ve yemek imkanı vardır. Kale
yanındaki çay bahçeleri ile cafeler, Duatepe Parkı mesire yeri ve park içindeki
çay bahçeleri Rumelihisarı'na canlılık katan işyerleridir.
Rumelihisar çeşmelerinin her birinin ayrı kaynak suyu vardı. Şimdi ise sadece
Necip Bey Hayrat Çeşmesinin kaynak suyu var. Diğer kaynak suyu Soğuksu'dur.
Ancak bu su acı olduğundan içilmiyor. Rumelihisarı'nda bir de ayazma var.
Ermenilere ait olan ayazmanın ismi Küçükdere Ayazmasıdır.
Rumelihisarı'ndaki parkların en büyüğü ve önemlisi Duatepe Parkı'dır.
Rumelihisarı Mahallesinin en tepe noktasında ve Hisarüstü'nde bulunan Duatepe
Parkından boğaz ve muhteşem kale zevkle seyredilir.
Rumelihisarı'ndaki eğitim ve öğretim kurumlarının en önemlisi Robert Koleji'dir
(Boğaziçi Üniversitesi). Robert Koleji 1862 yılında Amerikalı olan New Yorklu
Robert tarafından açıldı. Açılışından sonra ilk binasına yeni binalar ilave
edilerek büyütüldü. 1971 yılında ise Milli Eğitim Bakanlığına devredildi. O
tarihten beri Boğaziçi Üniversitesi olarak hizmet vermektedir. Burada eğitim
kuruluşundan beri İngilizce olarak verilmektedir. Boğaziçi Üniversitesi Kampusu
içinde kız ve erkek öğrenci yurtları bulunmaktadır.
Rumelihisarı'nda iki ilköğretim okulu var. Bunlardan biri Şair Nigar İlköğretim
Okulu, diğeri de 50. Yıl Türkan Şoray İlköğretim okuludur. Şair Nigar
ilköğretim Okulu, Beyoğlu 27. Mektebi olarak Kadın Mektebi Sokakta 1952 yılına
kadar hizmet verdi. Bu okul yeterli olmayınca yeni okul Rumelihisarı Kışlak
Sokakta yapılmış ve 1953 yılında eğitim ve öğretime başlamıştır. 1977 yılında
okula yeni ilaveler yapılmış ve 1997/1998 ders yılında sekiz yıllık eğitime
dönüşmüştür.
50. Yıl Türkan Şoray İlköğretim Okulu 1973 yılında öğretim ve eğitime başladı.
Okula 1980'de yeni ilaveler yapılmış ve 1990/1991 yılında okul İlköğretim
okuluna dönüştürülmüştür.
Rumelihisarı'nda Ermenilere ait de bir okul bulunuyordu. Santukhd (Surp)
Kilisesi içinde uzun yıllar eğitim veren bir ilkokul vardı. Bu okul şimdi
kapalı bulunmaktadır.
Mahallede Rumelihisarı Spor Kulübü ve Rumelihisarılılar Derneği adlarını
taşıyan iki dernek var. Rumelihisarılılar Derneğinde Orhan İpek başkan olarak
görev yapmaktadır.
Rumelihisarı ilçenin büyük mahallelerinden biri, hatta en büyük mahallesi idi.
Ancak bir kısım yerlerin Rumelihisarı'ndan ayrılması ve yeni mahalle olması,
bir kısım yerlerin de diğer mahallelere dâhil edilmesi üzerine nüfusta bir
hayli azalma olmasına karşın yine de ilçenin büyük mahallelerindendir. 1997
nüfus sayımına göre nüfusu 10.420'dir. Muhtarlıkça mahallenin nüfusunun 20 bin
civarında olduğu ifade edilmektedir.
Rumelihisarı'nda bugüne kadar; Taci Eriçok, İhsan
Kesedar, Kemal Sir, Ruhi Dengizman, Alaattin Baysal, Orhan Hancı, Can
Dümencioğlu, Niyazi Bal, Mustafa Kaya, Zeki Yüksel ve Çetin Karayılan muhtar
olarak görev yaptılar.
|