|
Rumelihisarlının yaşamı iki cami arasına sıkışmış dersek pek de abartmış olmayız. Tüm çarşı bu iki cami arasında ve sahil boyundadır. Halk genellikle öğleden sonra çay bahçelerine iner ve akşama kadar çay içerek, denizi seyrederek ve sohbet ederek gece evlerine dönerler.
Halkın bir kısmı içki içmeyi sever. Sohbetleri de çok güzeldir. Kültür düzeyi yüksek felsefe tartışmalarının sabaha kadar sürdüğü olur. Sahil boyu yerlisi, yabancısı kaynaşmış bir halde sohbet eder. Anlaşmazlık söz konusu dahi değildir. İskelenin solunda kalan kısımda genellikle rakı, sağında kalan ve bankların yer aldığı kısımda ise şarap ve bira içilir. Gene iskelenin solunda yerli halk, sağında ise yerli ve yabancılar (talebe ağırlıklı) yer alır. Dışarıdan gelenler ise lokantalarda içki içmeyi tercih ederler. Lokantalar ne yapar eder, gelen müşterilerin arabalarına park yeri bulurlar.
Yılların AVCI'sı kapandıktan sonra eskilerden kalan KARACA RESTAURANT deneyimli personeli ile iyi bir servis sunar.
Gene eskilerden Faruk ÇAPA'nın bakkal dükkânı (zamanın gençleri tarafından rahmetli babası Edip beyin adı ile anılırdı), oğlu Ahsen ÇAPA tarafından lokantaya çevrilmiştir. Ahsen ve oğlu Burak tarafından işletilen lokantanın da oldukça deneyimli personeli, iyi bir servisi, kaliteli yemekleri ve özel müşterileri vardır.
Cami altı olarak bilinen dükkânlar da lokantaya çevrilmiştir. Burada da özel yemekler ve iyi servis sunulmaktadır. Tabii çay bahçeleri de yemek servisi vermektedirler. Rüştü'nün yeri olarak bilinen HİSAR Aile çay bahçesi, bir ara Sultanahmet köftecisi olarak çalışan, şimdi DON JON isimli kat kat havuzlu çay bahçesi, En eski çay bahçelerinden, tiyatro sanatçılarının müdavim olduğu, Halil ağabeyin yeri olarak bilinen KALE Çay bahçesi, RECEP'in yeri olarak anılan SADE KAHVE, eski ismi AKASYA (namı diğer Con Ali'nin çay bahçesi), yeni ismiyle ERGUVAN çay bahçesi, KALE cafe pastanesi bunların başlıcalarıdır.
Bu arada nefis Boğaz manzarası ve geniş alanı ile Rumelihisarı Spor Kulübü'nün tesislerinden özellikle bahsetmek gerekir. Caminin hemen arkasında, az bir merdiven ile çıkılan bu tesislerin açık ve kapalı çay bahçeleri, kapalı ve teraslı lokantası, modern tuvaletleri vardır. En üst kısmında ise Hisarüstünden nefis ağaçlıklı bir yoldan inilen, kendine ait geniş bir otoparkı da mevcuttur.
İskeledeki ZEKERİYA'nın büfesi dile gelip anlatsa. Senelerce Boğaziçi Üniversitesi talebelerinin uğrak yeri oldu. Yerlilerin de vazgeçemediği bir yerdir ve Rumelihisarının sahildeki tek büfesidir.
Lokanta ve çay bahçeleriyle sabahtan gece yarısına kadar oturulabilecek nadir yerlerden olan Rumelihisarı, ziyaretçilerine lezzetli ve ucuz servis, psikolojik rahatlık sunmaktadır. Cumartesi, pazar günleri oturacak yer pek bulamazsınız. Hafta içi ise bülbül sesi dinleyerek kahvaltı yapabileceğiniz yerler vardır. Ziyaret edenlerin pek iyi bildiği gibi İzmir'in meşhur eski Kordon Boyu ile Bodrum'u birleştirmiş bir yaşam vardır burada.
|