hisar3.jpg

Sitemize hos geldiniz

Sitemize hos geldiniz

Fotoðraflarýmýzdan

Üyelerimiz:

365 Kayýtlý
0 Bugün
1 Bu hafta
3 Bu ay
En son: recaidoðru

Yarýnki Hava

ISTANBUL


Ýstatistikler

Üyeler: 365
Haberler: 168
Web Baðlantýlarý: 25
Tevfik Fikret Yazdýr E-posta

24.12.1867 - 19.08.1915
24 Aral
ýk 1867'de Ýstanbul'da doðdu. Asýl adý Mehmet Tevfik'tir. Çocuk yaþta annesinin ölümü onu hayatý boyunca etkiledi. Ortaöðrenimini önce Mahmudiye Rüþtiyesi'nde, sonra da Galatasaray Sultanisinde yaptý. Burada Recaizade Ekrem'in öðrencisi oldu. Duygulu kiþiliði onu genç yaþlarda þiire yöneltti.

1888'de Galatasaray'
ý bitirdikten sonra Hariciye Nezareti Ýstiþare Odasý'nda (Dýþiþleri Bakanlýðý Enformasyon Dairesi) kâtip olarak göreve baþladý. Yeterince çalýþmadan para aldýðý gerekçesiyle buradan ayrýldý. Daha sonra tekrar çeþitli memurluklarda bulundu. Ek iþ olarak Ticaret Mekteb-i Alisi'nde hat ve Fransýzca öðretmenliði yaptý. 1891'de Mirsad dergisinin açtýðý þiir yarýþmasýnda birinciliði kazanýnca, edebiyat çevrelerinin dikkatini üstüne çekti. 1892'de Galatasaray Sultanisi'nin ilk bölümüne Türkçe öðretmeni atandý. 1894'te Hüseyin Kâzým Kadri (1870-1934) ve Ali Ekrem Bolayýr'la (1867-1937) birlikte Malûmat dergisini çýkartmaya baþladý.

Önce Ýnziva Sonra Robert Kolej
1895'te h
ükümetin bütçede kýsýntý yapma gerekçesiyle memur maaþlarýnýn yüzde onunu kesmesine tepki olarak Galatasaray'daki görevinden istifa etti ve inzivaya çekildi.1896'da, eski öðretmeni Recaizade Ekrem'in aracýlýðýyla Servet-i Fünun dergisinin yazý iþleri yönetmenliðine getirildi. Ayný yýl Robert Kolej'e Türkçe öðretmeni olarak tayin edildi.

Toplum
'dan Kaçýþ ve Yeni Zellanda Hayali
Sultan Abd
ülhamid Han yönetimine muhalif olan Batýcýlar, muhalefetlerinde uzun süre baþarý saðlayamayýnca bu durum onlarý toplumdan kaçýþ düþüncelerine sürükledi.Ve Tevfik Fikret'teki "inziva" düþüncesini daha da derinleþti. Bu düþünce, Servet-i Fünun öbür yazarlarýnca da benimseniyordu. Bir ara hepsi birlikte Yeni Zelanda'ya gitmeyi, daha sonra Hüseyin Kâzým'ýn Manisa'nýn bir köyündeki çiftliðine yerleþmeyi düþündüler. Ama Fikret'in "Yeþil Yurt" þiirinde de açýkça görülen bu sýla ütopyasý ve birlikte yaþama özlemi bir türlü gerçekleþmedi. Servet-i Fünun'cular arasýnda görüþ ayrýlýklarý baþlamýþtý. Bazýlarý dergiden ayrýldýlar. Bir süre sonra Fikret de derginin sahibi ile anlaþamayarak yazý iþleri yönetmeliðini býraktý.

Robert Kolej ve A
þiyan
B
ütün zamanýný Robert Kolej'de geçirmeye baþladý. 1901'de "inziva" düþüncesini gerçekleþtirmek amacýyla Rumelihisarý'nda Robert Kolej'in yamacýnda, planlarýný kendisinin çizdiði Aþiyan adlý evi yaptýrmaya baþladý. Bugün Tevfik Fikret Müzesi olan Aþiyan 1905'de tamamlandý. Fikret, eþi ve oðlu Haluk'la birlikte buraya yerleþti. Çok az insanla görüþüyordu. "Sis", "Sabah Olursa", "Bir Lahza-i Taahhur" bu dönemin ürünleridir. Bu arada babasýnýn, arkasýndan da, kýzkardeþinin hayatlarýný kaybetmesi onu çok etkiledi. Bu döneminde, özgürlük getireceðine inandýðý Ýttihat ve Terakki'yi destekliyordu. 1908'de de, II.Meþrutiyet'in ateþli savunucularý arasýna katýldý.

Ýttihad ve Terakki'ye de Muhalif Oldu
Me
þrutiyet'ten sonra "inziva"sýndan çýktý, eski arkadaþlarýyla barýþarak, Hüseyin Kâzým ve Hüseyin Cahid'le birlikte Tanin gazetesini kurdu. Ama, gazete Ýttihad ve Terakki'nin yayýn organý durumuna getirilmek istenince buna karþý çýkýp, Hüseyin Cahid'le kavga ederek oradan da ayrýldý. Yeni Yönetimin önerdiði maarif nazýrlýðý görevini de geri çevirdi. Bu göreve getirilen Abdurrahman Þeref'in çaðrýsýyla, Galatasaray Sultanisi'nin müdürü oldu bir süre önce yanmýþ olan okulun onarýmýný üstlendi. Bu arada, toplantý salonunu mescitin üstüne yaptýrdýðý gerekçesiyle aðýr eleþtirilere uðradý. O günlerde 31 Mart Olayý patlak verdi. Fikret olayý protesto amacýyla önce kendini okulun kapýsýna zincirle baðlattý, ertesi gün de istifa etti. Ancak öðrencilerin ve maarif nazýrý Nail Bey'in ýsrarlarýyla tam yetkili olarak göreve döndü. Ama sekiz ay sonra, yeni maarif nazýrý Emrullah Efendi'yle anlaþamayarak bir daha dönmemek üzere Galatasaray'dan ayrýldý. Darülmuallimin ve Darülfünun'daki görevlerinden de istifa etti ve yeniden Aþiyan'a çekildi. Artýk, Ýttihad ve Terakki Ýktidarýna da muhalif olmuþtu. 1912'de meclisin kapatýlmasý üzerine, bu olayý meclisin 1878'de (Hicri tarihle 1295'te) kapatýlmasýna benzeterek "Doksan Beþe Doðru" þiirini yazdý. Bunu "Han-ý Yaðma", "Sancak- Þerif Huzurunda" gibi þiirler izledi. Ýttihad ve Teraki'nin fedailerince izlenmeye baþlandý. Modern pedagoji ilkelerine uygun bir okul açmak, yeni bir edebiyat dergisi çýkartmak gibi tasarýlarý olduysa da bunlarý gerçekleþtiremedi. O günlerde, aðýr þeker hastalýðýna yakalanmýþ olduðu anlaþýldý. 1914'te kolu þiþtiði için bir ameliyat geçirdi. Tedaviye yanaþmamasý sonucunda hastalýðý iyice artarak ölümüne neden oldu. 19 Aðustos 1915'te Ýstanbul'da öldü.
 
< Önceki   Sonraki >
 
Joomla Templates by Joomlashack