|
Tabutta Rövaşata
(Derviş Zaim) filminin ana konularından Deli Dursun yaz akşamları güneş yağıyla
yağlanıp güneş gözlüğünü takıp ,A.çeşme Sk'taki acı çeşmenin yanındaki düzlüğe uzanıp
tepesinden ışığı gelen sokak lambası altında ışıklanırdı...! Geceleri de ava
çıkıp özellikle çok kolay açıp çalıştırabildiği için Anadol arabaları götürüp
Boğaz gezilerine çıkardı. Bir yaşanmışlıkta aynı filmdeki Rumelihisar'lı
karakterlerden Sarı Remzi'den.1985 'te 15-20 gün süren ve eksi 12 dereceleri
gördüğümüz karlı günlerin birinde Sırçacı Aralığı'ndaki bakkal dükkanında
birasını yudumlayan Sarı Remzi birden bir kaç kişinin sırtlarında bir tabut
geldiğini görür. Halimpaşa Sk'ta ölen bir hanımefendi'nin naaşıdır bu.
Arpacıçeşme Sk'taki çeşmenin sol tarafındaki duvarın üstüne koyularak o sırada
yukardan gelen ve manevra yapmak isterken yolun aşağısına kayıp geri çıkamayan
cenaze arabasına yardıma koşulur.
Hemen dumanlı
kafasıyla olaya el koyan Sarı Remzi kimini arabanın arkasına kimini yanına,önüne
çıkartıp zıplatırken kendi hem bunları yapıyor hemde tekerleklerin altına
bakkaldan aldığı çuvalı seriyordu.Bunları yaparak yavaş yavaş cenazenin yanına
yaklaşan ve arabanın etrafında dönerken tabuta her yaklaştığında tabuta elini
vurup
-"Sen dur burda ha çıkma..."
dediğini gören cenaze sahiplerinin kızgınlığını, şaşkınlığını görmenizi
isterdim.Selam olsun.
Ali Üstün
|